Panik atak nedir?
Panik atak; birdenbire başlayan, birkaç dakika içinde zirveye ulaşan yoğun bir korku dalgasıdır. Kalp hızla çarpar, nefes daralır, baş döner. Birçok kişi ilk atağında kalp krizi geçirdiğini düşünerek acile başvurur.
Bedenin alarm sistemi aslında bizi korumak için vardır. Panik atakta bu alarm, ortada gerçek bir tehlike yokken çalar. Belirtiler çok yoğun hissedilse de zaman içinde kendiliğinden azalır.
Panik atak belirtileri
Bu belirtiler başka tıbbi durumlarla da ilişkili olabileceği için ilk aşamada mutlaka hekim değerlendirmesi yapılmalıdır.
- Çarpıntı, kalp atışlarının hızlanması
- Nefes darlığı, boğulma hissi
- Göğüste sıkışma
- Baş dönmesi, bayılacakmış gibi hissetme
- Titreme, terleme
- Uyuşma, karıncalanma
- Gerçek dışılık hissi
- Ölme, kontrolü kaybetme ya da delirme korkusu
Panik atak neden tekrarlar?
İlk ataktan sonra birçok kişi bedenini dikkatle izlemeye başlar. Kalpte küçük bir hızlanma, 'yine mi oluyor?' düşüncesini tetikler; bu düşünce kaygıyı artırır, kaygı da bedensel belirtileri. Bu kısır döngüye panik döngüsü diyoruz.
Zamanla kişi atak geçirdiği yerlerden — toplu taşıma, alışveriş merkezi, trafik — kaçınmaya başlayabilir. Kaçınma kısa vadede rahatlatsa da uzun vadede korkunun büyümesine yol açar.
Atak sırasında neler yapabilirsiniz?
- Kendinize bunun bir panik atak olduğunu ve geçeceğini hatırlatın.
- Nefesinizi yavaşlatın: 4 saniye alın, 6 saniye verin.
- Ortamdan kaçmak yerine, mümkünse olduğunuz yerde kalmayı deneyin.
- Çevrenizde gördüğünüz, duyduğunuz şeylere dikkatinizi verin.
Terapide neler yapılır?
Panik bozuklukta Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), araştırmalarla en güçlü şekilde desteklenen yaklaşımlardandır. Terapide önce panik döngüsünü birlikte anlıyoruz.
Ardından interoseptif maruz bırakma adı verilen yöntemle, korkulan bedensel duyumları güvenli bir ortamda kontrollü biçimde deneyimleyerek bu duyumlara verilen felaketleştirici tepkiyi değiştirmeye çalışıyoruz. Kaçınılan yerlere kademeli dönüş de sürecin önemli bir parçası.
Panik bozuklukla nasıl çalıştığımı ayrıntılı olarak panik bozukluk sayfasında anlattım.
Panik atak ilaçsız geçer mi?
BDT ilaçsız uygulanabilen bir yöntemdir ve birçok kişi için etkilidir. Bununla birlikte ilaç gerekip gerekmediğine psikiyatri hekimi karar verir; terapi ve ilaç birlikte de yürütülebilir.
Panik atak ile kalp krizi nasıl ayırt edilir?
Panik atak belirtileri kalp krizine çok benzeyebildiği için bu ayrımı kişinin kendi başına yapması doğru değildir. İlk kez yaşanan göğüs ağrısı, nefes darlığı ya da çarpıntıda mutlaka acil servise başvurulmalı ve hekim değerlendirmesi yapılmalıdır.
Tıbbi bir sorun saptanmadığında ve ataklar tekrarladığında, bu kez psikolojik destek önem kazanır. Terapide, bedeninizin verdiği alarm tepkisini anlamak ve bu tepkiye farklı bir yanıt vermek üzerine çalışıyoruz.
Panik atağı tetikleyen etkenler
Panik ataklar çoğu zaman 'birdenbire' gelmiş gibi hissedilse de arka planda yoğun stres, uykusuzluk, kafein ya da enerji içecekleri, hastalık dönemleri veya önemli yaşam değişiklikleri gibi etkenler bulunabilir.
Bu etkenleri fark etmek, atakların neden ortaya çıktığını anlamaya ve önleyici adımlar atmaya yardımcı olur. Ancak tetikleyicilerden tamamen kaçınmak yerine onlarla baş etmeyi öğrenmek, uzun vadede daha işlevseldir.
Panik atak sırasında zihinde neler olur?
Panik atak sırasında dikkat neredeyse tamamen bedene yönelir. Kalp atışındaki küçük bir değişiklik, nefesin derinliği, baş dönmesi hissi büyüteçle izlenir. Zihin bu duyumları en kötü senaryoyla yorumlar: 'Kalp krizi geçiriyorum', 'Bayılacağım', 'Kontrolümü kaybedeceğim'. Bu yorumlar alarm sistemini daha da güçlü çalıştırır ve belirtiler artar.
Bu nedenle terapide yalnızca bedensel belirtilerle değil, onlara verdiğimiz anlamla da çalışıyoruz. Duyumun kendisi rahatsız edicidir ama tehlikeli değildir. Bu farkı yalnızca bilgi olarak değil, deneyim yoluyla öğrenmek panik döngüsünü zayıflatır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) bu öğrenmeyi yapılandırılmış bir biçimde sağlar.
Kaçınma neden işleri zorlaştırır?
Atak yaşanan yerlerden uzak durmak ilk bakışta mantıklı görünür. Ancak her kaçınma, zihne 'orası gerçekten tehlikeliydi' mesajını verir. Zamanla kaçınılan yerler çoğalır: önce metro, sonra alışveriş merkezi, sonra uzun yolculuklar. Bazı kişiler yanlarında su şişesi, ilaç ya da güvendikleri biri olmadan dışarı çıkamaz hâle gelir.
Bu 'güvenlik davranışları' kısa süreli rahatlama sağlar ama korkunun sürmesine neden olur. Terapide bu davranışları fark ediyor ve adım adım azaltıyoruz. Kaçındığınız yerlere kademeli olarak dönmek, bedeninizin ve zihninizin o ortamlarda da güvende olabileceğinizi yeniden öğrenmesini sağlar. Bu adımların hızı her zaman sizinle birlikte belirlenir.
Panik atak ve ilaç: Kim karar verir?
Danışanlarımın sık sorduğu sorulardan biri, panik atağın ilaçsız geçip geçmeyeceğidir. BDT panik bozuklukta araştırmalarla desteklenen ve ilaçsız uygulanabilen bir yaklaşımdır. Bununla birlikte bazı durumlarda ilaç desteği de gündeme gelebilir. Bu kararı psikiyatri hekimi verir; ben ilaç yazmıyorum, gerektiğinde yönlendirme yapıyorum.
Terapi ve ilaç birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir; birlikte yürütülebilir. Önemli olan, sizin ihtiyacınıza uygun bir planın oluşturulmasıdır. Panik bozuklukla ilgili daha ayrıntılı bilgi için Panik Bozukluk sayfasına, eşlik eden kaygılar için Anksiyete Bozuklukları sayfasına göz atabilirsiniz.
Ne zaman destek almalısınız?
Ataklar tekrarlıyorsa, bir sonraki atağın ne zaman geleceğini düşünmekten günlük hayatınız etkileniyorsa ya da bazı yerlerden kaçınmaya başladıysanız destek almayı ertelemeyin. Panik bozukluk erken ele alındığında kaçınmaların yerleşmesini önlemek daha kolay olur. Görüşmeleri yüz yüze ya da evden çıkmakta zorlandığınız dönemlerde online terapi olarak yapabiliriz. Randevu için İletişim sayfasından bana ulaşabilirsiniz.
Yakınlarınız nasıl destek olabilir?
Panik atak yaşayan birinin yanında olmak da zorlayıcı olabilir. En destekleyici tutum sakin kalmak, kişiyi yargılamamak ve 'abartıyorsun' gibi ifadelerden kaçınmaktır. Atak sırasında yavaş ve sakin bir sesle yanında olduğunuzu hatırlatmak, nefesini yavaşlatmasına eşlik etmek yardımcı olur. Bununla birlikte kişiyi her ortamdan uzak tutmak ya da her işini üstlenmek, farkında olmadan kaçınmayı güçlendirebilir. Yakınların süreci anlaması için zaman zaman bir seansa katılmaları da faydalı olabilir.
Terapi süreci ne kadar sürer?
Panik bozuklukta terapinin süresi kişiden kişiye değişir. Atakların ne kadar süredir devam ettiği, kaçınmaların ne kadar yaygınlaştığı ve eşlik eden başka güçlüklerin olup olmadığı bu süreyi etkiler. Yapılandırılmış BDT çalışmalarında çoğu zaman belirli bir hedef listesiyle ilerler ve düzenli aralıklarla nerede olduğumuzu birlikte değerlendiririz. Seanslar genellikle haftada bir, yaklaşık 50 dakikadır. Belirtiler azaldığında seans aralıklarını açarak öğrendiğiniz becerileri kendi başınıza sürdürmenizi destekleriz. Amaç, ileride bir zorlanma yaşadığınızda neler yapabileceğinizi bilmenizdir. Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için bir uzmanla görüşmeniz önemlidir. Sorularınız için bana WhatsApp, telefon ya da iletişim formu üzerinden her zaman ulaşabilirsiniz.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.
