İçeriğe geç
Esra SümerkanKLİNİK PSİKOLOG

Çalıştığım Konular · Bireysel

Anksiyete Terapisi: Kaygı Bozukluğuyla Çalışmak

Kaygı, aslında bizi tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir duygudur. Ancak kaygı sık, yoğun ve gerçek tehlikeyle orantısız hale geldiğinde; düşünceleriniz sürekli 'ya olursa?' sorularıyla meşgulse, bu durum bir kaygı (anksiyete) bozukluğuna işaret edebilir.

Anksiyete nedir?

Yaygın anksiyete, panik bozukluk, sosyal kaygı ve fobiler kaygı bozuklukları başlığı altında ele alınır. Her birinin kendine özgü görünümü olsa da hepsinde kaygıyla kurulan ilişki önemli bir yer tutar.

Kaygı bozukluklarında zihin, belirsizliğe karşı aşırı duyarlı hale gelir. Kişi olası tehlikeleri önceden düşünerek kendini korumaya çalışır; ancak bu sürekli tetikte olma hali yorucudur ve günlük yaşamın keyfini azaltır.

Kaygı yalnızca zihinsel değil bedensel olarak da hissedilir. Çarpıntı, mide şikâyetleri, kas gerginliği ve uykusuzluk sık görülen eşlikçilerdir. Bu nedenle bedensel belirtiler için hekim değerlendirmesi yapılması da önemlidir.

Bu sayfadaki bilgiler, yaşadıklarınızı daha iyi anlamlandırmanıza yardımcı olmak için hazırlandı. Her insanın deneyimi kendine özgüdür; burada sayılan belirtilerin bir kısmını yaşamanız bir tanı anlamına gelmez. Değerlendirme, yüz yüze ya da online bir görüşmede, sizin hikâyenizi dinleyerek yapılır.

Kaygı, aslında bizi tehlikelere karşı hazırlayan doğal bir duygudur. Sorun, bu sistemin gerçek bir tehlike yokken de sürekli çalışmasıyla başlar. Yaygın kaygıda kişi iş, sağlık, aile ya da para gibi pek çok konuda 'ya kötü bir şey olursa' sorusuyla günlerini geçirir; zihin bir türlü dinlenemez.

Kaygı bazen bedende kendini gösterir: kas gerginliği, mide şikâyetleri, uykuya dalamama. Bazen de belirli durumlara odaklanır; panik atak, sosyal kaygı ya da sınav kaygısı bunların örnekleridir. Hangi biçimde yaşanırsa yaşansın, ortak nokta kaygıyla baş etmek için geliştirilen kaçınma ve kontrol davranışlarının zamanla kaygıyı beslemesidir.

Belirtiler

  • Kontrol etmekte zorlandığınız sürekli endişe
  • Huzursuzluk, gerginlik, diken üstünde olma hissi
  • Kas gerginliği, baş ağrısı, mide şikâyetleri
  • Uykuya dalmada güçlük
  • Kolay yorulma ve odaklanma sorunları
  • Kaçınma davranışları

Ne zaman destek almalı?

Yaşadıklarınız günlük işlevselliğinizi, işinizi, ilişkilerinizi ya da uykunuzu birkaç haftadır etkiliyorsa, kendi başınıza denediğiniz yollar yeterli gelmiyorsa ya da sadece konuşacak güvenli bir alana ihtiyaç duyuyorsanız destek almak için doğru bir zaman olabilir. Destek almak için her şeyin çok kötü olmasını beklemenize gerek yok. Şunu da hatırlatmak isterim: endişeler gününüzün büyük bölümünü kaplıyor, uykunuzu ve odaklanmanızı bozuyorsa destek almayı ertelemeyin.

Terapide nasıl çalışıyoruz?

Anksiyete terapisinde BDT ile çalışıyorum. Önce kaygınızı neyin tetiklediğini, bedeninizde nasıl hissettiğinizi ve kaygıyla baş etmek için neler yaptığınızı birlikte haritalandırıyoruz.

Ardından endişe döngüsünü besleyen düşünceleri fark etmeyi, kaçınma davranışlarını azaltmayı ve bedensel gerginliği düzenleyen becerileri çalışıyoruz. Süreç boyunca seanslar arasında uygulayabileceğiniz küçük ödevler de oluyor.

Terapide endişe ile problem çözmeyi birbirinden ayırmayı öğreniyoruz: Bazı endişeler somut adımlarla çözülebilirken bazıları belirsizliğe tahammül etmeyi gerektirir. Bu ayrımı yapabilmek kaygının kontrolünü azaltır.

Ayrıca nefes ve gevşeme egzersizleri, dikkat odağını yeniden yönlendirme ve mindfulness temelli farkındalık çalışmalarıyla bedeninizi düzenleme becerinizi güçlendiriyoruz.

Terapide ilerlerken düzenli aralıklarla nerede olduğumuzu birlikte değerlendiriyoruz. Hangi adımların işe yaradığını, nerede zorlandığınızı ve hedeflerinizin değişip değişmediğini konuşuyor, planı buna göre güncelliyoruz. Süreç tek yönlü bir 'uygulama' değil, sizinle birlikte şekillenen ortak bir çalışmadır.

Terapide endişe döngünüzü haritalandırıyor, 'endişe etmek beni hazırlıklı tutar' gibi inançları birlikte sorguluyoruz. Belirsizliğe tahammülü artıran küçük deneyler, gevşeme ve dikkat çalışmaları sürecin parçasıdır. Yöntemle ilgili ayrıntılar Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) sayfasında yer alıyor.

Bedensel belirtileriniz yoğunsa önce tıbbi bir nedenin dışlanması için hekim değerlendirmesi önemlidir. Kaygıyla çalışmak için Bireysel Terapi kapsamında yüz yüze ya da online terapi seçeneklerinden size uygun olanı birlikte belirleyebiliriz.

İlk görüşmede yaşadığınız zorluğun ne zaman başladığını, günlük hayatınızı nasıl etkilediğini ve terapiden beklentilerinizi konuşuyoruz. Bu görüşmenin sonunda size uygun bir çalışma planını birlikte belirliyoruz. Seanslar genellikle haftada bir, yaklaşık 50 dakika sürer. Randevu ya da merak ettiğiniz sorular için İletişim sayfasından bana ulaşabilir, Sık Sorulan Sorular bölümüne de göz atabilirsiniz.

Kullandığım yöntemler: Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)

Kendinize iyi bakmak için küçük adımlar

  • Gün içinde birkaç kez yavaş, derin nefes çalışması yapın.
  • Kafein tüketiminizi gözden geçirin.
  • Endişeleriniz için günde kısa bir 'endişe zamanı' ayırmayı deneyin.
  • Düzenli fiziksel aktivite kaygıyı düzenlemeye yardımcı olabilir.

Sık Sorulan Sorular

Kaygı bozukluğu terapiyle geçer mi?

Terapi, kaygıyla kurduğunuz ilişkiyi değiştirmeyi ve baş etme becerilerinizi güçlendirmeyi hedefler. Birçok kişi süreç içinde kaygısının belirgin şekilde azaldığını deneyimler; ancak her süreç kişiye özeldir.

Anksiyete için hangi terapi yöntemi kullanılır?

Bilişsel Davranışçı Terapi, kaygı bozukluklarında araştırmalarla en çok desteklenen yöntemlerden biridir. Ben de ağırlıklı olarak BDT ile çalışıyorum.

Kaygı için ilaç kullanmam gerekir mi?

Bu karar psikiyatri hekimine aittir. Gerektiğinde hekime yönlendirme yapıyorum.

Seanslar ne sıklıkla yapılır?

Genellikle haftada bir, yaklaşık 50 dakikalık seanslarla çalışıyoruz.

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez.

İlgili konular

Bir ilk adım atmak ister misiniz?

Sorularınız için ya da randevu almak için bana WhatsApp veya telefon üzerinden ulaşabilirsiniz.

WhatsApp Ara Yol Tarifi